27 Haziran 2013 Perşembe
Bir İclal Aydın klasiği mutlaka okuyun
Zorba, itaatkârın üzüntüsüyle beslenir...
"Sevgin direğimiz, üzerimize saldığın korku çatımız olmuş meğer.
Mutsuzluğumuzdan örülü bir devlet yaratmışsın hepimize.
Sen en çok beni severdin ya.
En çok beni köle yapmışsın kendine." Samire, Yaşar, Lorin.
Birbirlerinin gölgesinde saklanan, birbirlerinin masalını
yazan üç küskün kadın.
Yaraları doğuştan, lanetleri miras...
Yalnızlığın kuyusunun başından ayrılmadan, kederlerinin
yankısını dinlediler.
Her masalın sonu gece değildi elbet.
Üç, ikiden ve dahi birden iyiydi.
Ve her yanlışın doğrusu kendi içinde gizliydi.
Kanadı kırık üç kadın, ödedikleri ağır bedellerin karşılığını,
içinde çırpınıp durdukları, kapısı açık olsa da çıkıp
gidemedikleri gölge kafeslerinde bekledi. İhtiyaç
duydukları inanç, temize çekecekleri geçmişte saklıydı.
BİLİNÇLİ EBEVEYN OLMAK
Çocuğun her halinden tedirginliğe kapılmak çocuğa müdahale etmek,çocuğun
sağlıklı gelişim sürecine vurulacak bir darbe niteliğindedir.
Bu sebeple ebeveynlere tavsiyemiz odur ki ,çocuk terbiyesinde mutlak bir bilinç
seviyesine çıkmak şarttır.
Çocuk büyütmek ile çocuk yetiştirmek arasındaki fark,mutlak surette bilinmelidir.
Bu bilinç anne babanın tedirginlikten doğan yanlışlarına da engel olacaktır.
Bu durumda ,"Yalan söylediğini zannettiğiniz çocuklara karşı tavrımız ne
olacaktır?" sorusuna cevap vermek gerekirse
"Henüz yedi yaş dönemine gelmemiş çocukların yalan söylemesi ki aslında
söyledikleri yalan değil ,başka dünyaya ait gözlemlerini aktarmalarıdır,"
bu gayet normaldir.
Gereken en önemli şey ,çocuğun anlattıklarını sessizce ve can kulağı ile
dinlemek ve onun ufuk dünyasındaki gelişimini"Söyle bakalım neden
yalan söylüyorsun ? "gibi sözlerle kırmamaktır.
Gerçeğe ait olmayan şeyleri söyleyen çocuklar ,hayal dünyalarının genişliği
ölçüsünde anlattıkları şeyleri daha da abartabilirler.
Anlatılanlara gülmeden ve anlattıkları olayları hafife almadan çocukları
dinlemek en akıllıca davranıştır.
Kısacası çocuklarımızı hayata iyi hazırlamak onları dinlemekten geçiyor.
ÇOCUK,HATA YAPTIKÇA TECRÜBE KAZANIR
Çocukların normatif değerler çerçevesi içerisinde hata yapmasına göz yummak gerekir.
Çünkü çocuklar hata yaptıkça tecrübe kazanırlar.
Tecrübe ,başarıya yürüyen bir insanın en güçlü hafızasızdır.Çocuk pratikte bir şeyler
yaptıkça yapabileceği şeyleri keşfeder.
Eğer anne baba,"Aman oğlum sen yapma,ben hallederim" diyorsa ,"Aman kızım ,sen
yapamazsın... "diye pratik tecrübe kazanmasına izin vermiyorsa,bu tür çocuklar,hayat-
larının geri kalanını ,birilerine muhtaç olarak geçirmek zorunda kalabilirler.
Aşırı korumacı evlat kolik bir aile içindeki çocuk ,kendini ve kendi kabiliyetlerini tanıyamaz,
hata yapmaktan korkar,hata yapmadıkça ve risk almadıkça da atacağı her adımda
tereddüt ve kararsızlık içerisinde kalabilir.
Sosyal hayata hazırlanamamış çocuklar için anne baba bağımlısı çocuk demeyi tercih
etmiyoruz.Çünkü bu haldeki bir çocuk çocukluğunda anne-babasına bağlı olsada
yetişkinlik döneminde okuldaki grup liderine ,evlendiğinde de eşine bağımlı olma
meyili taşır.
Çocuklarımızı kendi kendilerine yetecek şekilde yetiştirmeye özen göstermeliyiz.
Kendi kararlarını kendilerinin vermelerine yardımcı olmak evebeyin olarak
en büyük görevimiz olmalıdır.
13 Haziran 2013 Perşembe
12 Haziran 2013 Çarşamba
11 Haziran 2013 Salı
Kaydol:
Yorumlar (Atom)









