26 Eylül 2013 Perşembe

ZOOPA DA YENİ SEZON ÜRÜNLER ÇOK TARZ

ZOOPA DA YENİ SEZON ÜRÜNLER ÇOK TARZ

Evim.net ev dekorasyonunun bir numarası

Evim.net ev dekorasyonunun bir numarası

DARTY DE SİZE GÖRE DE BİR ÜRÜN VAR

DARTY DE SİZE GÖRE DE BİR ÜRÜN VAR

Mevlana Celaleddin Rumi'nin Sözlerinden






*Madem ki kendinde bir dert veya pişmanlık
 hissediyorsun;bu, Allah'ın sana olan 
 yardımının ve sevgisinin delilidir.

*Sen değerin le ve düşüncenle ,

 iki aleme de bedelsin,ama ne yapayım 
 ki kendi değerini bilmiyorsun.

*Bazı insanlar vardır ki selam verirler 

ve selamlarından is kokusu gelir.Bazıları da
vardır ki selam verirler ve onların selamından 
misk kokusu gelir.

*Denizin kenarına kadar,ayakların izi vardır.

Ama denize girdikten sonra ne iz kalır,ne işaret.

*Sen bizim suretimize değil,ahlakımız bak.


*Yeşilliklerden ,çiçeklerden meydana 

gelen bahçe geçici,fakat akıldan meydana gelen 
gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir.

*Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden,

hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri
bilgi hafızıdır,bilgi sevgilisi değil.

*Nice kişiler vardır ki dizimin dibindedirler,

ama benim için sanki Yemen'dedirler.
Yemen'de olan niceleri de vardır ki 
sanki dizimin dibindedirler.



Hz.Mevlana'nın Sözlerini Ney eşliğinde seydetmek için Video'yu izle




*Sevgiden acılar tatlılaşır; sevgi yüzünden 
bakırlar,altın olur; sevgi yüzünden tortular 
durulur,arınır; sevgiden dertler şifa bulur; 
sevgi yüzünden padişah kul kesilir.

*Eğer düşündüğün gül ise; sen bir gül 
bahçesisin; yok diken düşünüyorsan külhan 
kütüğüsün.

*Sen, anılması güzel olan bir söz ol.
Çünkü insan,kendi hakkında söylenilen 
güzel sözlerden ibarettir

*Her ne istyorsan kendinde ara! Senin 
canının içinde bir can var,o canı ara! 
Dağın içinde bir hazine var,o hazineyi
 ara! Eğer yürüyen dervişi arıyorsan; 
Onu senden dışarıda değil,kendi
 nefsinde ara!

*Cenabetler elinde medem ki hamam
tası; artırmaz kıymetini altundan yapılması.
*Resim ressama pençe vurmaya kalkarsa, 
kendi saçını sakalını yolmuş olur.
*Ululanmak zehirdir; kafana kibir yerleşince,
 kim seni kırarsa onu ezeli düşman sayarsın;
birisi  düşünceye aykırı söz söylerse ona 
kinlenirsin.
*Nice bilgin vardır ki, hakiki bilgiden, 
hakiki irfandan nasipsizdir. Böyle bir bilgin
 bilgi  ezbercisidir;  bilgi sevgilisi değildir.
*Aşk, hiçbir feleketten ders almaz.
*Yapacağın işte nefsinle fikir alışverişinde
 bulun ve ne derse aksini yap.
*Herşey incelikten, insan kalınlıktan kırılır.
*Ayna ve terazi yalan söyler mi?
*İyadet (hasta ziyareti) nafile ibadetten 
hayırlıdır.
*Beyaz ve siyah iki bayrak dikildi; biri 
Adem tarfından, diğeri iblis.
*İnsanların çoğu insan yiyicidir; onların 
selam vermelerine aldanma.
*İnsanoğlu bir hamur teknesi boyundadır; 
ama tabiattan da üstündür, kainattan da.
*Para dağıtmak, cömert için şereftir. 
Aşkın cömertliği ise canını feda etmektir.
*Hiçbir mal sizin değil, neyi bölüşemiyor sunuz?
 Hiçbir can sizin değil, niye dövüşüyorsunuz?
*Suyun susuzu kandırması gibi, doğru söz 
de kalbe temizlik getirir.
*Dost yüzü görmeden geçen günler 
ya ölümdür, ya uyku.
*Dosttur, çöp değildir; Onu kırma.
*Bu dünya zindandır; biz de içindeki mahbuslar.
 Del zindanın duvarını, kurtar kendini.
*Dünya, velinin kıymetsiz oyuncağı; 
gafillerin değerli salıncağıdır.
*Gözünüzü açıp Kur’an’a bakınız. 
Allah kelamı olan  Kur’an’nın bütün 
ayetleri edep öğretmektir.
*İnsanın ilim ve edebi, en büyük varlığıdır; 
eskimez, çürümez, kaybolmaz.
*Nice insanlar gördük üstlerinde elbise yok!
 Nice elbiseler gördük içlerinde insan yok!
*Ağaçlara su vermek adalet, dikene 
su vermekse zulümdür. Adalet bir nimeti
 yerine koymaktır. Her köke su  vermeyi nimet sanma.
*Felsefenin bana çok faydası oldu, ama
ben şimdi ondan birkaç dünya uzaktayım.
*Ey aşık! Uykudan sıçrayıp kalk, ıstırap çek!
 Bir tarafta su sesi duyulurken, öte tarafta
 susuzun uyumasına imkan var mıdır?
*Acele, birçok işi bozar; dilediğin şeyi 
yavaş, yavaş fakat sağlam bir şekilde yapmalısın. Unutma ki,
 Allah insanı yavaş yavaş, tam kırk yılda olgunlaştırır.
*Toprağa hangi tohum atılmıştır da bitmemiştir?
 İnsanların tekrar dirileceklerinden niçin şüphe ediyorsun?
*Tohum toprağa düşse öldü denebilir mi?
*Mutlak hakikati aramada tek başına akıl, 
çamura saplanmış merkep gibidir.
*Allah merhalesinde akıl beygirine yol yoktur.
*Allah’ım! Senin ayrılığından daha acı bir şey yoktur.
 Sana sığınmaktan gayrı hareket, beyhude dönüp
 dolaşmak  ve kördüğüm olmaktan başka bir şey 
değildir.
*Herkes kulluktan kölelikten kurtulunca sevinir.
 Ben ise en büyük saadeti Allah’a kullukta bulurum.
*Irz ve namustan mahrum olanlar, millet ve 
vatan hissi taşımazlar; böylelerinden sakınılmalıdır.
*Bal yiyen arısından gocunmaz.
*Kötü yılan insanın yalnız canını alır; 
kötü arkadaşsa insanı cehenneme sürer.
*Bu dünya tuzaktır; tanesi de arzular!
*Ayıpsız dost arayan, dostsuz kalır.
*Biz süt taşıyan memeye benzeriz.
 Bizi çeken ele göre süt veririz.
*Gönlünü yıkayıp arıtmamışsan, 
habire abdest alıp durmaktan fayda bekleme.
*Herkes bir zaman, hayvani aşk 
çemberinden geçer.


Bakış Açısını Değiştiren Özlü Sözler;


*Cömertlikte akarsu gibi ol.

Şefkatte güneş gibi ol.Kusur 
örtmekte gece gibi ol.Öfkede ölü 
gibi ol.Tevazuda toprak gibi ol.
Müsamahada deniz gibi ol.
Ya olduğun gibi görün ya da 
göründüğün gibi ol.

*Kötü kimseyi ;kötülüğü ile anma,

bir iyiliğini bul,onu söyle.Eğer kötülüğü 
din hakkında ise bidat ise onu insanlara 
söyle ve ona uymaktan onları koru.Bidat 
ehlinden uzak dur.Küfür ehli ile zaruretsiz
 konuşma,mümkünse onları islama davet et ,değilse onlarla 
dost olma !Anneni,babanı,hocanı hayır duanda unutma.

*Allahu Teala bütün günahlara sıfatları 

ile düşmandır.Ama kibir ve şirke zatı ile,
düşmandır.

*Temiz ve yeni elbise giyiniz.Gittiğiniz yerler de ,

ahlakınızla,sözlerinizle,İslam'ın vakarını
kıymetini gösterdiğiniz gibi,giyiminiz ile de 
saygı ve ilgi toplayınız.

Çocuğumuzun Manevi Eğitimi Vazgeçilmezdir.





Çocuklarda Manevi Eğitimin Önemi
Manevi eğitim çocuğumuz için çok önemli ve
vazgeçilmezdir.Manevi inançları olmayan çocuklar
kendilerini eksik ve yalnız hissederler.
Depresyona girme riskleri fazla,kendilerine güvenleri
yetersizdir.Oysa, hayatın bir anlamı olduğuna inanmak
rahatlatıcıdır.Maneviyat ebeveynlerden öğrenilir.
Güven veren ,uyumlu anne babalar çocuklarına da inanç
aşılarlar.Gördükleri ve hissedebildikleri ebeveynine
güvenmeyi öğrenen çocuklar,göremedikleri
bir varlığa inanmayı ve güvenmeyi de öğrenirler.
Maneviyatın günlük aile yaşantısından ayrı bir
şey olmadığını ,aslında aile hayatının ta kendisi
olduğunu bilmeliyiz.
Aslında her an maneviyatla iç içe yaşıyoruz.
Gökyüzünü,bulutları,ağaçları,bin bir renkteki
çiçekleri,süt veren koyun ve inekleri çocuğumuzla
birlikte seyredelim;tüm bunların nereden
geldiğini ve bu nimetleri bize kimin ikram
ettiğini konuşalım. Rabbimize şükredelim.
Çocuğumuz günlük hayatın manevi boyunu
bildiğinde ,ruh sağlığı ve mutluluğu çok şey
kazanacaktır.Onu dua etmeye ,bir işi özellikle
yemeğe ve yatmaya başlarken Allah'ın
adını anmaya ,verdiği nimetler için Rabbimize
şükretmeye ,sevdirerek alıştırmalıyız.






4 Temmuz 2013 Perşembe

GTHB'ndan atama bekleyen memur adaylarının mağduriyetleri




GTHB'ndan atama bekleyen memur adaylarının mağduriyetleri

Bu dilekçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından atama 
bekleyen yüz binlerce memur adayının ortak fikirleri olarak 
doldurulmuş olup, TBMM Dilekçe Komisyonu dışında ilgili 
bakanlıklar, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığının yanı sıra 
yerel ve ulusal basına da gönderilmiştir. Başta kamuoyuna 
ve sonra Sn. Başbakanımıza mağduriyetlerimizi bildirir 
dilekçedir.
        Sn. Başbakanım, bizler onlarca farklı bölümden 
mezun ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığın''dan 
atama bekleyen yüz binlerce memur adayıyız. 
Şikayetimiz ise devlet kanadından verilen sözler 
ile hayatımızdan ertelemek zorunda bıraktığımız 
zaman ve bu zaman içerisinde değerlendiremediğimiz 
fırsatlardır. GTHB Bakanı Sn. M.Mehdi EKER''in Ocak 
2013''ten bu yana katıldığı her TV programında 
biz yüz binlerce memur adayına umut dağıtmıştır. 
Bizler Sn. EKER''in sırası ile bahsettiği "2,500 - 1,700 
ve tekrar 2,500" sözleşmeli atama müjdeleri yüzünden 
aylardır hayatlarımızı erteliyoruz. Bizler hayatlarımızı 
erteleye dururken GTHB''nın Maliye Bakanlığı''nda onay 
bekleyen talebine vize verilmemesine rağmen, Diyanet 
İşleri Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, 
Gençlik ve Spor Bakanlığı başta olmak üzere 
birçok bakanlık defalarca sözleşmeli atamaya 
Maliye Bakanlığı''ndan onay almış ve neticesinde 
binlerce memur adayı atanmıştır. Bizler aylardır 
Sn. EKER''den ve Sn. ŞİMŞEK''ten atama haberi 
beklerken ilgili bakanlıklara etkinlikler düzenledik. 
Telefon, faks, e-posta, ve sosyal medyadan 
bakanlık yetkilileri ve bazı personellerle irtibat 
sağladık. Bu yoğun görüşmelerimiz neticesinde 
GTHB''nın Maliye Bakanlığı''nda 5667 adet 
sözleşmeli atama talebinin bekletildiğini öğrendik. 
Hepimiz için bu bir umut olmuşken 
Sn. Bakan''nınBlomberg TV'' de yaptığı açıklama 
ile yeniden ümitsizliğe kapıldık. Bakan bey 2013 
yılı içerisinde sözleşmeli (en son talep 5667 adet) 
atamanın yapılacağını 6-7 ay öncesinden duyurdu 
ve şimdi ise bizler hayatlarımızı ve geleceğe dair 
bütün planlarımızı erteleyip, beyhude yaşamışken, 
yılın yarısını "acaba yarın atama ilanını görecek miyiz" 
diyerek geçirmemize rağmen Bakan bey iki gün önce 
Blomberg TV''de katıldığı programda bu sene içerisinde 
yalnızca merkezi atama ile memur alınacağını bizlere 
bildirdi. Bunun üzerine GTHB''ndan atama bekleyen 
memur adayları adına kendim sözcü olarak Bakan
 Yrd. Kubbettin Arzu''yu arayıp konu hakkında detaylı 
bilgi almak istedim ve neticesinde Kubbettin bey 
bana bu yıl içeresinde Maliye Bakanlığı''nın GTHB''na
 sözleşmeli atama onayı vermeyeceğini bildirdi. 
Yukarıda bahsedilen konular neticesinde; 1. Bakan
 beyin biz onlarca bölümden mezun yüz binlerce 
insana atanma hayali kurdurup, hayatlarını ertelettikten
sonra bu açıklamayı yapması önce insan vicdanına ve 
sonrada sosyal hukuk devletine sığar mı? Bizler neden 
hayatımızı bedavaya dağıtılan hayaller neticesinde 
ertelemek zorunda bırakıldık? 2. Geçen seneki Tar-Gel 
Projesi atamalarında Bakan EKER yine Ocak 2012''de 
söz vermiş ve personel ataması 31 Aralık 2012 de 
bitirilmişti. Yani geçen sene de atanan/atanamayan 
işsiz memur adayları hayatlarını yine ertelemişti. 
3. Birçok bakanlık sözleşmeli talebini Maliye Bakanlığına 
iletir iletmez jet hızı ile onay alırken GTHB mevcut 
kadrosunda 20,265 boş pozisyon olmasına rağmen 
neden onay alamıyor? a) Sn. EKER ve Sn. ŞİMŞEK
 arasında uyuşmazlık mı var? b) Ekonomisi tarım ve 
hayvancılığa dayalı, milli ekonomisinin temeli ziraate 
dayalı bir ülkede neden bu alanda istihdam istenilen
 seviyede, memur adaylarını, çiftçi ve yetiştiricilerimizi 
ve kamuoyunu memnun edecek seviyede yapılmıyor? 
c) Sn. EKER''in katıldığı her programda KÖYMER''denTARGEL''e 
aldığı personel sayısını söylemesinden artık rahatsızlık
 duyuyoruz. Çünkü 10 yıldır alınan personel açıktan 
ihtiyaç için atanması mecburi/zorunlu personellerdir. 
Onlar olmasa ülkenin tarımına kim yön verecek? 
d) GTHB''na atanan merkez personeli sayısı ve 
Köy-Mer/Tar-Gel Projeleri ile toplamda alınan 
personelin yıllık ortalama sayısı 1500 civarındadır. 
Oysa GTHB''na ataması yapılan 60''dan fazla bölüm 
vardır. Bu sayı bölüm bazlı ortalama olarak 
düşünüldüğünde ise bölüm başına senelik 
ortalama 25 adet memurdur. Sizce bu yıllarca 
konuşulacak bir başarı mıdır? 
e) Diğer bakanlıklara birkaç bölüm mezunu atanırken,
 özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı ve Sağlık 
Bakanlığı''na atanma baraj puanları 
(KPSS) 40''lara kadar düşmüşken ve 
bu kurum/bakanlıklara ortalama her 
2-3 ayda bir binlerce sözleşmeli personel atanıyorken, 
20265 boş kadrolu ve ülkemizin milli ekonomisinin 
temelini kontrol etmek ve düzenlemekle ilgili 
bakanlığa neden Maliye Bakanlığı''ndan 
sözleşmeli atama onayı alınamıyor? 
Biz yüz binlerce memur adayı ve ailelerimiz
 Bakan EKER''in sözleri neticesinde hayatlarımızdan 
aylarımızı/yıllarımızı erteleyerek mağdur edildik. 
Gelecek adına tüm planlarımızdan ve 
eğitimlerimizden bu bahsi geçen 5567-2500-1700 
ve 2500 sözleşmeli atama haberleri yüzünden 
feragat (mecburi/zorunlu) ettik. 
Şimdi hayatımızdan kaybettiklerimizin telafisini 
en doğal hakkımız olarak Sn. Başbakanımızdan 
istiyoruz. Mağduriyetlerimizin giderilmesi üzere 
20,265 boş kadrolu GTHB''na, onlarca bölümden 
mezun yüz binlerce işsizin beklediği 5667 adet 
memur atamasının en kısa sürede yapılmasını 
istiyoruz. Sn. Başbakana ve dilekçeyi okuyan 
değerli kamuoyuna GTHB''ndan atama bekleyen 
memur adaylarının mağduriyetlerini bildiririz ve 
GTHB''nın Maliye Bakanlığı''nda bekletilen 5667 
sözleşmeli memur atama talebine kısa zamanda 
onay verilmesini ve atama ilanının listeye 
çıkartılmasını talep ederiz. Saygılarımızla.

 (Yüz binlerce memur adayı adına bu dilekçe T.C. Vatandaşlarından gerçek kimlikleri ile birlikte elektronik ve ıslak imza toplanarak Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa da faks edilmek ve sosyal medyada da daha fazla vatandaşı bilgilendirmek üzere dağıtılmak için oluşturulmuştur.)

27 Haziran 2013 Perşembe

Bir İclal Aydın klasiği mutlaka okuyun


Zorba, itaatkârın üzüntüsüyle beslenir...

"Sevgin direğimiz, üzerimize saldığın korku çatımız olmuş meğer. 
Mutsuzluğumuzdan örülü bir devlet yaratmışsın hepimize.

Sen en çok beni severdin ya.

En çok beni köle yapmışsın kendine." Samire, Yaşar, Lorin.

Birbirlerinin gölgesinde saklanan, birbirlerinin masalını
 yazan üç küskün kadın.

Yaraları doğuştan, lanetleri miras...

Yalnızlığın kuyusunun başından ayrılmadan, kederlerinin 
yankısını dinlediler.

Her masalın sonu gece değildi elbet.

Üç, ikiden ve dahi birden iyiydi.

Ve her yanlışın doğrusu kendi içinde gizliydi.

Kanadı kırık üç kadın, ödedikleri ağır bedellerin karşılığını,
içinde çırpınıp durdukları, kapısı açık olsa da çıkıp
 gidemedikleri gölge kafeslerinde bekledi. İhtiyaç
 duydukları inanç, temize çekecekleri geçmişte saklıydı.

BİLİNÇLİ EBEVEYN OLMAK



Çocuğun her halinden tedirginliğe kapılmak çocuğa müdahale etmek,çocuğun
sağlıklı gelişim sürecine vurulacak bir darbe niteliğindedir.
Bu sebeple ebeveynlere tavsiyemiz odur ki ,çocuk terbiyesinde mutlak bir bilinç
seviyesine çıkmak şarttır.
Çocuk büyütmek ile çocuk yetiştirmek arasındaki fark,mutlak surette bilinmelidir.
Bu bilinç anne babanın tedirginlikten doğan yanlışlarına da engel olacaktır.
Bu durumda ,"Yalan söylediğini zannettiğiniz çocuklara karşı tavrımız ne
olacaktır?" sorusuna cevap vermek gerekirse
"Henüz yedi yaş dönemine gelmemiş çocukların yalan söylemesi  ki aslında
söyledikleri yalan değil ,başka dünyaya ait gözlemlerini aktarmalarıdır,"
bu gayet normaldir.
Gereken en önemli şey ,çocuğun anlattıklarını sessizce ve can kulağı ile
dinlemek ve onun ufuk dünyasındaki gelişimini"Söyle bakalım neden
yalan söylüyorsun ? "gibi sözlerle kırmamaktır.
Gerçeğe ait olmayan şeyleri söyleyen çocuklar ,hayal dünyalarının genişliği
ölçüsünde anlattıkları şeyleri daha da abartabilirler.
Anlatılanlara gülmeden ve anlattıkları olayları hafife almadan çocukları
dinlemek en akıllıca davranıştır.
Kısacası çocuklarımızı hayata iyi hazırlamak onları dinlemekten geçiyor.

ZOOPA da 3 Al 2 Öde Kampanyası Başladı!

ZOOPA da 3 Al 2 Öde Kampanyası Başladı!

ÇOCUK,HATA YAPTIKÇA TECRÜBE KAZANIR




Çocukların normatif değerler çerçevesi içerisinde hata yapmasına göz yummak gerekir.
Çünkü çocuklar hata yaptıkça tecrübe kazanırlar.
Tecrübe ,başarıya yürüyen bir insanın en güçlü hafızasızdır.Çocuk pratikte bir şeyler
yaptıkça yapabileceği şeyleri keşfeder.
Eğer anne baba,"Aman oğlum sen yapma,ben hallederim" diyorsa ,"Aman kızım ,sen
yapamazsın... "diye pratik tecrübe kazanmasına izin vermiyorsa,bu tür çocuklar,hayat-
larının geri kalanını ,birilerine muhtaç olarak geçirmek zorunda kalabilirler.
Aşırı korumacı evlat kolik  bir aile içindeki çocuk ,kendini ve kendi kabiliyetlerini tanıyamaz,
hata yapmaktan korkar,hata yapmadıkça ve risk almadıkça da atacağı her adımda
tereddüt ve kararsızlık içerisinde kalabilir.
Sosyal hayata hazırlanamamış çocuklar için anne baba bağımlısı çocuk demeyi tercih
etmiyoruz.Çünkü bu haldeki bir çocuk çocukluğunda anne-babasına bağlı olsada
yetişkinlik döneminde okuldaki  grup liderine ,evlendiğinde de eşine bağımlı olma
meyili taşır.
Çocuklarımızı kendi kendilerine yetecek şekilde yetiştirmeye özen göstermeliyiz.
Kendi kararlarını kendilerinin vermelerine yardımcı olmak evebeyin olarak
en büyük görevimiz olmalıdır.