Modanisa ile asil ve tarz olmaya ne dersiniz?
27 Aralık 2013 Cuma
25 Aralık 2013 Çarşamba
28 Kasım 2013 Perşembe
26 Kasım 2013 Salı
23 Kasım 2013 Cumartesi
21 Kasım 2013 Perşembe
20 Kasım 2013 Çarşamba
19 Kasım 2013 Salı
15 Kasım 2013 Cuma
6 Kasım 2013 Çarşamba
3 Kasım 2013 Pazar
1 Kasım 2013 Cuma
30 Ekim 2013 Çarşamba
26 Eylül 2013 Perşembe
Mevlana Celaleddin Rumi'nin Sözlerinden
*Madem ki kendinde bir dert veya pişmanlık
hissediyorsun;bu, Allah'ın sana olan
yardımının ve sevgisinin delilidir.
*Sen değerin le ve düşüncenle ,
iki aleme de bedelsin,ama ne yapayım
ki kendi değerini bilmiyorsun.
*Bazı insanlar vardır ki selam verirler
ve selamlarından is kokusu gelir.Bazıları da
vardır ki selam verirler ve onların selamından
misk kokusu gelir.
*Denizin kenarına kadar,ayakların izi vardır.
Ama denize girdikten sonra ne iz kalır,ne işaret.
*Sen bizim suretimize değil,ahlakımız bak.
*Yeşilliklerden ,çiçeklerden meydana
gelen bahçe geçici,fakat akıldan meydana gelen
gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir.
*Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden,
hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri
bilgi hafızıdır,bilgi sevgilisi değil.
*Nice kişiler vardır ki dizimin dibindedirler,
ama benim için sanki Yemen'dedirler.
Yemen'de olan niceleri de vardır ki
sanki dizimin dibindedirler.
Hz.Mevlana'nın Sözlerini Ney eşliğinde seydetmek için Video'yu izle
*Sevgiden acılar tatlılaşır; sevgi yüzünden
bakırlar,altın olur; sevgi yüzünden tortular
durulur,arınır; sevgiden dertler şifa bulur;
sevgi yüzünden padişah kul kesilir.
*Eğer düşündüğün gül ise; sen bir gül
bahçesisin; yok diken düşünüyorsan külhan
kütüğüsün.
*Sen, anılması güzel olan bir söz ol.
Çünkü insan,kendi hakkında söylenilen
güzel sözlerden ibarettir
*Her ne istyorsan kendinde ara! Senin
canının içinde bir can var,o canı ara!
Dağın içinde bir hazine var,o hazineyi
ara! Eğer yürüyen dervişi arıyorsan;
Onu senden dışarıda değil,kendi
nefsinde ara!
*Cenabetler elinde medem ki hamam
tası; artırmaz kıymetini altundan yapılması.
*Resim ressama pençe vurmaya kalkarsa,
kendi saçını sakalını yolmuş olur.
*Ululanmak zehirdir; kafana kibir yerleşince,
kim seni kırarsa onu ezeli düşman sayarsın;
birisi düşünceye aykırı söz söylerse ona
kinlenirsin.
*Nice bilgin vardır ki, hakiki bilgiden,
hakiki irfandan nasipsizdir. Böyle bir bilgin
bilgi ezbercisidir; bilgi sevgilisi değildir.
*Aşk, hiçbir feleketten ders almaz.
*Yapacağın işte nefsinle fikir alışverişinde
bulun ve ne derse aksini yap.
*Herşey incelikten, insan kalınlıktan kırılır.
*Ayna ve terazi yalan söyler mi?
*İyadet (hasta ziyareti) nafile ibadetten
hayırlıdır.
*Beyaz ve siyah iki bayrak dikildi; biri
Adem tarfından, diğeri iblis.
*İnsanların çoğu insan yiyicidir; onların
selam vermelerine aldanma.
*İnsanoğlu bir hamur teknesi boyundadır;
ama tabiattan da üstündür, kainattan da.
*Para dağıtmak, cömert için şereftir.
Aşkın cömertliği ise canını feda etmektir.
*Hiçbir mal sizin değil, neyi bölüşemiyor sunuz?
Hiçbir can sizin değil, niye dövüşüyorsunuz?
Hiçbir can sizin değil, niye dövüşüyorsunuz?
*Suyun susuzu kandırması gibi, doğru söz
de kalbe temizlik getirir.
*Dost yüzü görmeden geçen günler
ya ölümdür, ya uyku.
*Dosttur, çöp değildir; Onu kırma.
*Bu dünya zindandır; biz de içindeki mahbuslar.
Del zindanın duvarını, kurtar kendini.
Del zindanın duvarını, kurtar kendini.
*Dünya, velinin kıymetsiz oyuncağı;
gafillerin değerli salıncağıdır.
*Gözünüzü açıp Kur’an’a bakınız.
Allah kelamı olan Kur’an’nın bütün
ayetleri edep öğretmektir.
*İnsanın ilim ve edebi, en büyük varlığıdır;
eskimez, çürümez, kaybolmaz.
*Nice insanlar gördük üstlerinde elbise yok!
Nice elbiseler gördük içlerinde insan yok!
Nice elbiseler gördük içlerinde insan yok!
*Ağaçlara su vermek adalet, dikene
su vermekse zulümdür. Adalet bir nimeti
yerine koymaktır. Her köke su vermeyi nimet sanma.
*Felsefenin bana çok faydası oldu, ama
ben şimdi ondan birkaç dünya uzaktayım.
*Ey aşık! Uykudan sıçrayıp kalk, ıstırap çek!
Bir tarafta su sesi duyulurken, öte tarafta
susuzun uyumasına imkan var mıdır?
*Acele, birçok işi bozar; dilediğin şeyi
yavaş, yavaş fakat sağlam bir şekilde yapmalısın. Unutma ki,
Allah insanı yavaş yavaş, tam kırk yılda olgunlaştırır.
*Toprağa hangi tohum atılmıştır da bitmemiştir?
İnsanların tekrar dirileceklerinden niçin şüphe ediyorsun?
*Tohum toprağa düşse öldü denebilir mi?
*Mutlak hakikati aramada tek başına akıl,
çamura saplanmış merkep gibidir.
*Allah merhalesinde akıl beygirine yol yoktur.
*Allah’ım! Senin ayrılığından daha acı bir şey yoktur.
Sana sığınmaktan gayrı hareket, beyhude dönüp
dolaşmak ve kördüğüm olmaktan başka bir şey
değildir.
*Herkes kulluktan kölelikten kurtulunca sevinir.
Ben ise en büyük saadeti Allah’a kullukta bulurum.
*Irz ve namustan mahrum olanlar, millet ve
vatan hissi taşımazlar; böylelerinden sakınılmalıdır.
*Bal yiyen arısından gocunmaz.
*Kötü yılan insanın yalnız canını alır;
kötü arkadaşsa insanı cehenneme sürer.
*Bu dünya tuzaktır; tanesi de arzular!
*Ayıpsız dost arayan, dostsuz kalır.
*Biz süt taşıyan memeye benzeriz.
Bizi çeken ele göre süt veririz.
Bizi çeken ele göre süt veririz.
*Gönlünü yıkayıp arıtmamışsan,
habire abdest alıp durmaktan fayda bekleme.
*Herkes bir zaman, hayvani aşk
çemberinden geçer.
Bakış Açısını Değiştiren Özlü Sözler;
*Cömertlikte akarsu gibi ol.
Şefkatte güneş gibi ol.Kusur
örtmekte gece gibi ol.Öfkede ölü
gibi ol.Tevazuda toprak gibi ol.
Müsamahada deniz gibi ol.
Ya olduğun gibi görün ya da
göründüğün gibi ol.
*Kötü kimseyi ;kötülüğü ile anma,
bir iyiliğini bul,onu söyle.Eğer kötülüğü
din hakkında ise bidat ise onu insanlara
söyle ve ona uymaktan onları koru.Bidat
ehlinden uzak dur.Küfür ehli ile zaruretsiz
konuşma,mümkünse onları islama davet et ,değilse onlarla
dost olma !Anneni,babanı,hocanı hayır duanda unutma.
*Allahu Teala bütün günahlara sıfatları
ile düşmandır.Ama kibir ve şirke zatı ile,
düşmandır.
*Temiz ve yeni elbise giyiniz.Gittiğiniz yerler de ,
ahlakınızla,sözlerinizle,İslam'ın vakarını
kıymetini gösterdiğiniz gibi,giyiminiz ile de
saygı ve ilgi toplayınız.
Çocuğumuzun Manevi Eğitimi Vazgeçilmezdir.
Çocuklarda Manevi Eğitimin Önemi
Manevi eğitim çocuğumuz için çok önemli ve
vazgeçilmezdir.Manevi inançları olmayan çocuklar
kendilerini eksik ve yalnız hissederler.
Depresyona girme riskleri fazla,kendilerine güvenleri
yetersizdir.Oysa, hayatın bir anlamı olduğuna inanmak
rahatlatıcıdır.Maneviyat ebeveynlerden öğrenilir.
Güven veren ,uyumlu anne babalar çocuklarına da inanç
aşılarlar.Gördükleri ve hissedebildikleri ebeveynine
güvenmeyi öğrenen çocuklar,göremedikleri
bir varlığa inanmayı ve güvenmeyi de öğrenirler.
Maneviyatın günlük aile yaşantısından ayrı bir
şey olmadığını ,aslında aile hayatının ta kendisi
olduğunu bilmeliyiz.
Aslında her an maneviyatla iç içe yaşıyoruz.
Gökyüzünü,bulutları,ağaçları,bin bir renkteki
çiçekleri,süt veren koyun ve inekleri çocuğumuzla
birlikte seyredelim;tüm bunların nereden
geldiğini ve bu nimetleri bize kimin ikram
ettiğini konuşalım. Rabbimize şükredelim.
Çocuğumuz günlük hayatın manevi boyunu
bildiğinde ,ruh sağlığı ve mutluluğu çok şey
kazanacaktır.Onu dua etmeye ,bir işi özellikle
yemeğe ve yatmaya başlarken Allah'ın
adını anmaya ,verdiği nimetler için Rabbimize
şükretmeye ,sevdirerek alıştırmalıyız.
19 Eylül 2013 Perşembe
18 Eylül 2013 Çarşamba
17 Eylül 2013 Salı
15 Ağustos 2013 Perşembe
14 Ağustos 2013 Çarşamba
13 Ağustos 2013 Salı
2 Ağustos 2013 Cuma
4 Temmuz 2013 Perşembe
GTHB'ndan atama bekleyen memur adaylarının mağduriyetleri
GTHB'ndan atama bekleyen memur adaylarının mağduriyetleri
bekleyen yüz binlerce memur adayının ortak fikirleri olarak
doldurulmuş olup, TBMM Dilekçe Komisyonu dışında ilgili
bakanlıklar, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığının yanı sıra
yerel ve ulusal basına da gönderilmiştir. Başta kamuoyuna
ve sonra Sn. Başbakanımıza mağduriyetlerimizi bildirir
dilekçedir.
Sn. Başbakanım, bizler onlarca farklı bölümden
mezun ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığın''dan
atama bekleyen yüz binlerce memur adayıyız.
Şikayetimiz ise devlet kanadından verilen sözler
ile hayatımızdan ertelemek zorunda bıraktığımız
zaman ve bu zaman içerisinde değerlendiremediğimiz
fırsatlardır. GTHB Bakanı Sn. M.Mehdi EKER''in Ocak
2013''ten bu yana katıldığı her TV programında
biz yüz binlerce memur adayına umut dağıtmıştır.
Bizler Sn. EKER''in sırası ile bahsettiği "2,500 - 1,700
ve tekrar 2,500" sözleşmeli atama müjdeleri yüzünden
aylardır hayatlarımızı erteliyoruz. Bizler hayatlarımızı
erteleye dururken GTHB''nın Maliye Bakanlığı''nda onay
bekleyen talebine vize verilmemesine rağmen, Diyanet
İşleri Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı,
Gençlik ve Spor Bakanlığı başta olmak üzere
birçok bakanlık defalarca sözleşmeli atamaya
Maliye Bakanlığı''ndan onay almış ve neticesinde
binlerce memur adayı atanmıştır. Bizler aylardır
Sn. EKER''den ve Sn. ŞİMŞEK''ten atama haberi
beklerken ilgili bakanlıklara etkinlikler düzenledik.
Telefon, faks, e-posta, ve sosyal medyadan
bakanlık yetkilileri ve bazı personellerle irtibat
sağladık. Bu yoğun görüşmelerimiz neticesinde
GTHB''nın Maliye Bakanlığı''nda 5667 adet
sözleşmeli atama talebinin bekletildiğini öğrendik.
Hepimiz için bu bir umut olmuşken
Sn. Bakan''nınBlomberg TV'' de yaptığı açıklama
ile yeniden ümitsizliğe kapıldık. Bakan bey 2013
yılı içerisinde sözleşmeli (en son talep 5667 adet)
atamanın yapılacağını 6-7 ay öncesinden duyurdu
ve şimdi ise bizler hayatlarımızı ve geleceğe dair
bütün planlarımızı erteleyip, beyhude yaşamışken,
yılın yarısını "acaba yarın atama ilanını görecek miyiz"
diyerek geçirmemize rağmen Bakan bey iki gün önce
Blomberg TV''de katıldığı programda bu sene içerisinde
yalnızca merkezi atama ile memur alınacağını bizlere
bildirdi. Bunun üzerine GTHB''ndan atama bekleyen
memur adayları adına kendim sözcü olarak Bakan
Yrd. Kubbettin Arzu''yu arayıp konu hakkında detaylı
bilgi almak istedim ve neticesinde Kubbettin bey
bana bu yıl içeresinde Maliye Bakanlığı''nın GTHB''na
sözleşmeli atama onayı vermeyeceğini bildirdi.
Yukarıda bahsedilen konular neticesinde; 1. Bakan
beyin biz onlarca bölümden mezun yüz binlerce
insana atanma hayali kurdurup, hayatlarını ertelettikten
sonra bu açıklamayı yapması önce insan vicdanına ve
sonrada sosyal hukuk devletine sığar mı? Bizler neden
hayatımızı bedavaya dağıtılan hayaller neticesinde
ertelemek zorunda bırakıldık? 2. Geçen seneki Tar-Gel
Projesi atamalarında Bakan EKER yine Ocak 2012''de
söz vermiş ve personel ataması 31 Aralık 2012 de
bitirilmişti. Yani geçen sene de atanan/atanamayan
işsiz memur adayları hayatlarını yine ertelemişti.
3. Birçok bakanlık sözleşmeli talebini Maliye Bakanlığına
iletir iletmez jet hızı ile onay alırken GTHB mevcut
kadrosunda 20,265 boş pozisyon olmasına rağmen
neden onay alamıyor? a) Sn. EKER ve Sn. ŞİMŞEK
arasında uyuşmazlık mı var? b) Ekonomisi tarım ve
hayvancılığa dayalı, milli ekonomisinin temeli ziraate
dayalı bir ülkede neden bu alanda istihdam istenilen
seviyede, memur adaylarını, çiftçi ve yetiştiricilerimizi
ve kamuoyunu memnun edecek seviyede yapılmıyor?
c) Sn. EKER''in katıldığı her programda KÖYMER''denTARGEL''e
aldığı personel sayısını söylemesinden artık rahatsızlık
duyuyoruz. Çünkü 10 yıldır alınan personel açıktan
ihtiyaç için atanması mecburi/zorunlu personellerdir.
Onlar olmasa ülkenin tarımına kim yön verecek?
d) GTHB''na atanan merkez personeli sayısı ve
Köy-Mer/Tar-Gel Projeleri ile toplamda alınan
personelin yıllık ortalama sayısı 1500 civarındadır.
Oysa GTHB''na ataması yapılan 60''dan fazla bölüm
vardır. Bu sayı bölüm bazlı ortalama olarak
düşünüldüğünde ise bölüm başına senelik
ortalama 25 adet memurdur. Sizce bu yıllarca
konuşulacak bir başarı mıdır?
e) Diğer bakanlıklara birkaç bölüm mezunu atanırken,
özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı ve Sağlık
Bakanlığı''na atanma baraj puanları
(KPSS) 40''lara kadar düşmüşken ve
bu kurum/bakanlıklara ortalama her
2-3 ayda bir binlerce sözleşmeli personel atanıyorken,
20265 boş kadrolu ve ülkemizin milli ekonomisinin
temelini kontrol etmek ve düzenlemekle ilgili
bakanlığa neden Maliye Bakanlığı''ndan
sözleşmeli atama onayı alınamıyor?
Biz yüz binlerce memur adayı ve ailelerimiz
Bakan EKER''in sözleri neticesinde hayatlarımızdan
aylarımızı/yıllarımızı erteleyerek mağdur edildik.
Gelecek adına tüm planlarımızdan ve
eğitimlerimizden bu bahsi geçen 5567-2500-1700
ve 2500 sözleşmeli atama haberleri yüzünden
feragat (mecburi/zorunlu) ettik.
Şimdi hayatımızdan kaybettiklerimizin telafisini
en doğal hakkımız olarak Sn. Başbakanımızdan
istiyoruz. Mağduriyetlerimizin giderilmesi üzere
20,265 boş kadrolu GTHB''na, onlarca bölümden
mezun yüz binlerce işsizin beklediği 5667 adet
memur atamasının en kısa sürede yapılmasını
istiyoruz. Sn. Başbakana ve dilekçeyi okuyan
değerli kamuoyuna GTHB''ndan atama bekleyen
memur adaylarının mağduriyetlerini bildiririz ve
GTHB''nın Maliye Bakanlığı''nda bekletilen 5667
sözleşmeli memur atama talebine kısa zamanda
onay verilmesini ve atama ilanının listeye
çıkartılmasını talep ederiz. Saygılarımızla.
(Yüz binlerce memur adayı adına bu dilekçe T.C. Vatandaşlarından gerçek kimlikleri ile birlikte elektronik ve ıslak imza toplanarak Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa da faks edilmek ve sosyal medyada da daha fazla vatandaşı bilgilendirmek üzere dağıtılmak için oluşturulmuştur.)
27 Haziran 2013 Perşembe
Bir İclal Aydın klasiği mutlaka okuyun
Zorba, itaatkârın üzüntüsüyle beslenir...
"Sevgin direğimiz, üzerimize saldığın korku çatımız olmuş meğer.
Mutsuzluğumuzdan örülü bir devlet yaratmışsın hepimize.
Sen en çok beni severdin ya.
En çok beni köle yapmışsın kendine." Samire, Yaşar, Lorin.
Birbirlerinin gölgesinde saklanan, birbirlerinin masalını
yazan üç küskün kadın.
Yaraları doğuştan, lanetleri miras...
Yalnızlığın kuyusunun başından ayrılmadan, kederlerinin
yankısını dinlediler.
Her masalın sonu gece değildi elbet.
Üç, ikiden ve dahi birden iyiydi.
Ve her yanlışın doğrusu kendi içinde gizliydi.
Kanadı kırık üç kadın, ödedikleri ağır bedellerin karşılığını,
içinde çırpınıp durdukları, kapısı açık olsa da çıkıp
gidemedikleri gölge kafeslerinde bekledi. İhtiyaç
duydukları inanç, temize çekecekleri geçmişte saklıydı.
BİLİNÇLİ EBEVEYN OLMAK
Çocuğun her halinden tedirginliğe kapılmak çocuğa müdahale etmek,çocuğun
sağlıklı gelişim sürecine vurulacak bir darbe niteliğindedir.
Bu sebeple ebeveynlere tavsiyemiz odur ki ,çocuk terbiyesinde mutlak bir bilinç
seviyesine çıkmak şarttır.
Çocuk büyütmek ile çocuk yetiştirmek arasındaki fark,mutlak surette bilinmelidir.
Bu bilinç anne babanın tedirginlikten doğan yanlışlarına da engel olacaktır.
Bu durumda ,"Yalan söylediğini zannettiğiniz çocuklara karşı tavrımız ne
olacaktır?" sorusuna cevap vermek gerekirse
"Henüz yedi yaş dönemine gelmemiş çocukların yalan söylemesi ki aslında
söyledikleri yalan değil ,başka dünyaya ait gözlemlerini aktarmalarıdır,"
bu gayet normaldir.
Gereken en önemli şey ,çocuğun anlattıklarını sessizce ve can kulağı ile
dinlemek ve onun ufuk dünyasındaki gelişimini"Söyle bakalım neden
yalan söylüyorsun ? "gibi sözlerle kırmamaktır.
Gerçeğe ait olmayan şeyleri söyleyen çocuklar ,hayal dünyalarının genişliği
ölçüsünde anlattıkları şeyleri daha da abartabilirler.
Anlatılanlara gülmeden ve anlattıkları olayları hafife almadan çocukları
dinlemek en akıllıca davranıştır.
Kısacası çocuklarımızı hayata iyi hazırlamak onları dinlemekten geçiyor.
ÇOCUK,HATA YAPTIKÇA TECRÜBE KAZANIR
Çocukların normatif değerler çerçevesi içerisinde hata yapmasına göz yummak gerekir.
Çünkü çocuklar hata yaptıkça tecrübe kazanırlar.
Tecrübe ,başarıya yürüyen bir insanın en güçlü hafızasızdır.Çocuk pratikte bir şeyler
yaptıkça yapabileceği şeyleri keşfeder.
Eğer anne baba,"Aman oğlum sen yapma,ben hallederim" diyorsa ,"Aman kızım ,sen
yapamazsın... "diye pratik tecrübe kazanmasına izin vermiyorsa,bu tür çocuklar,hayat-
larının geri kalanını ,birilerine muhtaç olarak geçirmek zorunda kalabilirler.
Aşırı korumacı evlat kolik bir aile içindeki çocuk ,kendini ve kendi kabiliyetlerini tanıyamaz,
hata yapmaktan korkar,hata yapmadıkça ve risk almadıkça da atacağı her adımda
tereddüt ve kararsızlık içerisinde kalabilir.
Sosyal hayata hazırlanamamış çocuklar için anne baba bağımlısı çocuk demeyi tercih
etmiyoruz.Çünkü bu haldeki bir çocuk çocukluğunda anne-babasına bağlı olsada
yetişkinlik döneminde okuldaki grup liderine ,evlendiğinde de eşine bağımlı olma
meyili taşır.
Çocuklarımızı kendi kendilerine yetecek şekilde yetiştirmeye özen göstermeliyiz.
Kendi kararlarını kendilerinin vermelerine yardımcı olmak evebeyin olarak
en büyük görevimiz olmalıdır.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)











































