1 Nisan 2013 Pazartesi


Efsane - (Bir ‘Barbaros’ Romanı)

Efsaneler bazen denizden,

 
Bazen aşktan ve ateşten gelirler


Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler


Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar… 

Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye 

dâhildir. 

Bir çağı haritalarda bulamazsınız. 

Derine, insana ve tarihin denizlerine açılmak
gerekir.



Girdaplarda yüksek idealler saklanabilir. 


 
Bu kitapta;


 
İstanbul, Gırnata, Madrid, Roma ve Akdeniz; aşk diliyle kuşatıldı. 

Akdeniz, aşk kaleminin haritasıyla yeniden çizildi.

 
Kılıç kılıca, cevher çeliğe çarptı, varlık da yokluğa.

 
Ve hep bir yol vardı kalplerden denizlere.


Derin denizler, büyük aşklar için atlas olup dokundu.
 

İskender Pala, bir çağı ve o çağın efsanelerini dile döktü. 

Barbaros Hayreddin Paşa’yı... 

Sonra, bir gül sepeti getirdi.

 
Isırılmış üç elmayı anlattı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder